Ayrılık ve bir kıssadan yoksun kalmak: Babamın Bağlaması

Cevdet Kudret Roman Mükafatı, Attilâ İlhan Roman Mükafatı, Fransa-Türkiye Edebiyat Mükafatı ve Sait Faik Öykü Armağanı sahibi Kemal Varol, sinemaya da uyarlanan romanı Âşıklar Bayramı’nın devamı olan Babamın Bağlaması’nda, merhaba ile hoşça kal ortasındaki derin vadide yankılananlarla yeniden akıllardan çıkmayacak bir seyahate çağırıyor.
Çünkü ayrılık, yalnızca bir beşerden değil, artık içinde olmadığımız bir öyküden de yoksun kalmak demekti.
İkinci Perde

Yirmi beş yıl sonra bir gece yarısı kapısını çalıp ona üç günlük bir seyahat ve ömürlük sorular bırakan Heves Ali’yi âşıkların bayramına yetiştiren Yusuf, arabasının bagajında babasının eski bavulu, ön koltuğunda üç telli bağlaması ve port bagajında tabutuyla bu defa toprağına, meskenine, kendine yanlışsız yol alıyor… Babamın Bağlaması’yla Âşıklar Bayramı’nın ikinci perdesi açılıyor.

Sayfa: 212

Yepyeni bir türkü

Yusuf o derin kuyudan çıkıyor: Upuzun bir yolda, geçmişin sırlarıyla, geleceğin belirsizliğiyle ve hevesinden arta kalanlarla yüzleşen Yusuf, aşka, ayrılığa, vefata ve yalnızlığa yakılmış yesyeni bir türküye kulak veriyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.