Yaşlandıran 5 uyku pozisyonu ortaya çıktı!

2

Uyku, insan sağlığının temel taşlarından biriydi ve nasıl uyunduğu, fiziksel ile zihinsel durum hakkında önemli ipuçları sunuyordu. Fransa’da yapılan bir araştırma, uyku pozisyonlarının yalnızca beden sağlığını değil, aynı zamanda ruhsal dengeyi de etkilediğini ortaya koydu.

Paris’teki Sorbonne Üniversitesi’nden psikolog Dr. Sophie Schwartz, yüksek stres seviyeleriyle bağlantılı beş yaygın uyku pozisyonunu açıklamış ve bu pozisyonların hem yüz kırışıklıklarına hem de psikolojik yıpranmaya neden olduğunu belirtti. Bu bulgular, uyku alışkanlıklarının cilt yaşlanmasından depresyona kadar geniş bir yelpazede etkili olduğunu gösterdi.

Dr. Schwartz’ın liderliğinde yürütülen çalışma, Sleep Medicine dergisinde yayımlanmış ve 500’den fazla katılımcının uyku pozisyonları ile stres düzeyleri arasındaki ilişkiyi inceledi.

Araştırma, özellikle yüzüstü uyumanın (prone pozisyon) hem cilt hem de ruh sağlığı üzerinde ciddi olumsuzluklar yarattığını ortaya koydu.

Yüzüstü uyuyanların, yüzlerini yastığa bastırmaları nedeniyle derin kırışıklıklar geliştirdiği gözlemlenmiş, aynı zamanda bu pozisyonun boyun ve omurga üzerindeki baskısının stres hormonlarını artırdığı tespit edildi. Schwartz, “Yüzüstü uyumak, omurgayı hizadan çıkararak kas gerginliğine neden oldu ve bu da kortizol seviyelerini yükseltti. Katılımcılar arasında bu pozisyonda uyuyanlar, sabahları daha yorgun ve kaygılı hissettiklerini bildirdi” dedi.

Yanaklarını yastığa bastırarak uyuyanlar da benzer bir kaderi paylaştı. Yan uyku pozisyonunun bir varyasyonu olan bu alışkanlık, ciltte asimetrik kırışıklıklara yol açarken, sürekli baskının kan dolaşımını etkilediği ve uyku kalitesini düşürdüğü belirlendi. Londra’daki King’s College’dan dermatolog Dr. Emma Wedgeworth, bu pozisyonun uzun vadede cilt elastikiyetini azalttığını vurguladı.

Wedgeworth, “Yanaklarınızı yastığa gömmek, kollajen liflerini zorladı ve zamanla kalıcı çizgilere dönüştü. Ayrıca, bu pozisyon yüz kaslarında gerginlik yaratarak stresle başa çıkmayı zorlaştırdı” açıklamasında bulundu.

Sırtüstü uyumak ise genellikle en sağlıklı pozisyon olarak kabul edilse de, kolları başın üstünde tutarak uyuyanlar için durum farklıydı. “Yıldız balığı” (starfish) olarak bilinen bu pozisyon, omuz sinirlerine baskı yaparak ağrıya neden olmuş ve bu da uyku sırasında stres tepkilerini tetikledi

ABD’deki Johns Hopkins Üniversitesi’nden nörolog Dr. Rachel Salas, bu pozisyonun sinir sıkışmasına yol açtığını ve kaygı düzeylerini artırdığını belirtti.

Sağlıklı uyku için kritik öneriler!

Salas, “Kolların yukarıda olması, omuzlarda kronik bir gerilim yarattı ve bu, gece boyunca bilinçaltı bir rahatsızlık hissi uyandırdı” diye konuştu.

Fetal pozisyon, yani dizleri göğse çekerek yan uyumak, yaygın bir alışkanlıktı ve genellikle güvenlik hissiyle ilişkilendirilse de, aşırı büzülmüş bir duruş stresle bağlantılıydı.

Oxford Üniversitesi’nden uyku araştırmacısı Prof. Russell Foster, bu pozisyonun derin nefes almayı zorlaştırdığını ve oksijen alımını azalttığını ifade etti. Foster, “Fetal pozisyonda sıkışmış bir beden, rahatlama yerine gerginlik sinyalleri gönderdi. Bu, özellikle kaygılı bireylerde depresif belirtileri artırdı” dedi.

Kolları göğüste kavuşturarak uyumak da stresin bir yansıması olarak görüldü.

Dr. Schwartz, bu pozisyonun savunma mekanizması gibi işlediğini ve yüksek stres altındaki bireylerde daha sık gözlendiğini açıkladı.

“Bu duruş, bilinçaltında bir korunma isteğini yansıttı ve genellikle huzursuz bir uykuya eşlik etti” diyen Schwartz, ruhsal yükün beden diline nasıl yansıdığını gözler önüne serdi.

Uzmanlar, uyku pozisyonlarının sağlık üzerindeki bu etkilerini azaltmak için öneriler sundu.

Sırtüstü uyumayı teşvik eden ergonomik yastıklar ve cilt dostu ipek kumaşlar, kırışıklıkları önlemede etkili oldu.

Stresle başa çıkmak için gevşeme teknikleri ve düzenli uyku rutinleri önerildi. Bu keşif, uyku alışkanlıklarının yalnızca bir konfor meselesi olmadığını, aynı zamanda sağlığın aynası olduğunu bir kez daha kanıtladı.

Mehmet Şimşek